Please click for English
 
Biz Kimiz?

Hastalıklar

Tedavi Yöntemleri

İletişim

Anasayfa

 
 
Laparoskopik Cerrahi > Kalın Bağırsak Hastalıklarının Tedavisinde Laparoskopi
 
BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?

Neden kapalı ameliyat tercih edilmeli ?
Kapalı ameliyat hangi hastalıklarda kullanılır ?
Kapalı ameliyat nasıl yapılır ?
Kapalı ameliyatın riskleri nelerdir ?
Kanser tedavisinde güvenilir bir yöntem midir?
Maliyet artış önemli bir dezavantaj mıdır ?
Neden kapalı ameliyat tercih edilmeli ?
 
1. Hasta daha az ağrı çeker, hastanede daha kısa süre yatar ve normal yaşantısına hızla döner .

Kapalı ameliyat sonrası hastanede geçen ilk günler

 
Klasik açık ameliyatlar sonrası ilk günlerde hastaların ençok sıkıntı duyduğu şeyler burna takılıp birkaç gün kalan hortumlar, idrar sondaları, damar yolu ile verilen serumlar,  karın ağrısı ve kısıtlamalar nedeni ile yataktan çıkamamaktır.
 

Laparoskopik kalın barsak ameliyatlarında ise birçok hasta ameliyatı takip eden ilk 24 saat içinde burnundaki hortumdan kurtarılarak ağızdan beslenmeye başlanır, idrar sondası alındığı için hasta idrarını normal yoldan yapar, ağrısı az olduğu için kendisini çok daha iyi hisseder ve doktorca kısıtlama getirilmeyeceği için günlük hareketlerine başlar ( oda içinde dolaşabilir, ziyaretçilerini koltuğunda oturarak karşılayabilir…gibi ).

Bu erken toparlanma özellikle yaşlı ve kalp-damar sistemi hastalıkları olanlarda son derece  önemlidir. Çünkü bu hastalarda uzun süreli yatağa bağlı kalmadan kaynalanan damar içi pıhtı oluşumuna bağlı çok ciddi problemler oluşabilmektedir.

Hastanede yatış süresi ve nekahat dönemi

Klasik açık cerrahide hastalar ameliyat sonrası ciddi bir ağrı duyar, hastanın uzun bir süre ağrı kesici kullanması gerekir, hastanede daha uzun süreli yatmaları gerekir ve normal günlük yaşantılarına dönmeleri genellikle birkaç ayı bulur.

Laparoskopik kalın barsak ameliyatlarında ise damar yolu ile verilen tüm serumlar ve ilaçlar genellikle ilk üç gün içinde kesilip, hasta 3-5 gün arasında hastaneden taburcu edilir. Ameliyattan sonraki 7-10. günler arasında kontrole çağrılır. Çoğu hasta bu sürenin sonunda normal yaşantısına ve işine dönebilir.

2. Günlük yaşamla ilgili kısıtlamalar yoktur.
 
Laparoskopik ameliyatların önemli avantajlarından biri de hastaya herhangi bir kısıtlanma konmamasıdır. Klasik açık cerrahide ameliyat sonrası ilk günlerde daha da çok olmak üzere hastaya hareketlerini kontrol altına almasını sağlayacak bir takım kısıtlamalar getirilir. Ağır kaldırmama, çok merdiven çıkmama, yataktan dikkatli kalkma gibi. Bu tür kısıtlamalardaki amaç ameliyat yerinin ayrılması, fıtık oluşumu gibi istenmeyen durumlardan kaçınabilmektir.
 
Laparoskopik ameliyattan sonra ise daha ilk günden başlanarak hasta istediği ve tolere edebildiği her şeyi yapabilir. İşine dönebilir, çocuğunu veya torununu kucaklayıp kaldırabilir, spor yapabilir, normal cinsel yaşantısına dönebilir gibi.
 
3. Estetik görünüm çok daha iyidir.
 
Klasik açık ameliyatlardan sonra hastanın karnında uzunluğu 20-40 cm arasında değişen bir ameliyat yarası izi kalır. Laparoskopik ameliyat sonrası ise hastanın karnının görünümü fazla değişmez . Karnın görünümü açık ameliyatla karşılaştırıldığında mükemmeldir.
 
4. Fıtık oluşumu,ameliyata bağlı yapışıklık ve barsak tıkanıklığı daha azdır.
 
Klasik açık ameliyat sonrası hastaların yaklaşık % 10’unda bir süre sonra bu büyük ameliyat yarası üzerinde fıtık oluşur ve hastanın bu kez fıtık nedeni ile bir kez daha ameliyat olması gündeme gelir. Yine açık ameliyatlar sonrası karın içinde oluşan yapışıklıklar bazı hastalarda barsak tıkanıklığına neden olur ve bir bölüm hasta da bu nedenle tekrar ameliyat edilir.
 
Kapalı ameliyatlar sonrası yapışıklık oluşumu çok az olduğu için barsak tıkanıklığı açık cerrahiye göre son derece azdır. Yine fıtık oluşumu başta olmak üzere yara problemleri çok daha az görülür.
 
5. Ameliyat sonrası ek tedavi gerekenler tedaviyi daha iyi tolere ederler
 
Kalın barsak veya rektumdaki habis ur nedeni ile ameliyat edilen hastaların bir bölümünde ameliyat sonrası ilaç (kemoterapi) veya şua (radyoterapi) gibi ek tedavilerin uygulanması gerekebilmektedir. Klasik açık cerrahiden sonra ameliyata bağlı travma nedeni ile hastanın durumundaki bozulmanın yanı sıra, uygulanacak tedavilerin hastanın immun durumunu ve ameliyat yarasının iyileşmesini olumsuz yönde etkileyeceği kaygısı ile bu tür tedavilere başlayabilmek için genellikle belli bir sürenin geçmesi beklenir.
 
Laparoskopik ameliyat sonrası  hastanın immun durumunun daha az bozulması, hastaların çok daha çabuk toparlanması, yara yerlerinin açık ameliyata kıyasla çok daha  küçük olması nedeni ile, şua veya kemoterapi gibi ek tedavi gerekiyor ise  bunlara hastaneden çıktıktan kısa bir süre sonra başlanabilir.
 
Kapalı ameliyat hangi hastalıklarda kullanılır ?
 
Bugün kalın barsağın ameliyat gerektiren birçok hastalığının tedavisini laparoskopik olarak yapmak mümkündür;
 

Crohn Hastalığı,

Divertikülit,

Rektal prolapsus,

Apendisit,

Kalın barsak ve rektumun selim ve habis urlarının birçoğu bu şekilde tedavi edilebilir. Gebeler, acil ameliyat gereken hastalar ve  kalın barsağındaki habis uru belli bir evre ve büyüklüğü geçmiş olanlar dışındaki hemen her durumda ameliyat laparoskopik olarak yapılabilir.
 
Kapalı ameliyat nasıl yapılır ?
 
Laparoskopik kalın barsak ameliyatlarında önce özel bir kamera yardımı ile karın içindeki organların görüntülenmesi sağlanır. Daha sonra hastanın karnına dört küçük kesiden 0.5-1 cm çapındaki küçük borucuklar sokulur. Bu borucukların içinden kullanılan aletlerle klasik açık cerrahide yapılacak ameliyatın aynısı yapılır.  Eğer gerekiyor ise hastalıklı kısım 4-6 cm uzunluğundaki ek bir kesiden çıkarılır. Borucuklar çıkarıldıktan sonra tüm kesi yerleri kapatılarak ameliyat sonlandırılır.

Laparoskopik kalın barsak ameliyatları üç şekilde yapılmaktadır:

1. Tamamen laparoskopik: Burada ameliyatın tamamı laparoskopik olarak gerçekleştirilir. Bu işlem sırasında kalın barsak çıkarılacak ise altta kalan barsağın içinden geçirilerek makat yolu ile dışarı alınır. Kalın barsağın çıkarılmasını gerektirmeyen ameliyatlar için seçkin tedavi yöntemidir. Ancak  ameliyatta kalın barsağın bir bölümü çıkarılacak ise ve özellikle de işlem habis bir ur için yapılıyor ise bu yöntem kullanılmamalıdır.

2. El yardımlı laparoskopik:  Burada cerrah bir elini özel bir torba yolu ile karnın içine sokarken diğer eli ile de laparoskopik aletleri kullanarak ameliyatı yapar . Laparoskopinin daha küçük kesi yeri, daha az ağrı, daha az karın içi yapışıklık gibi ilkelerine uyulmadığı için, bu yöntem fazla tercih edilmemektedir. Cerrahın laparoskopik kalın barsak cerrahisi konusunda deneyimi yeterli değilse açık cerrahiden laparoskopik cerrahiye geçişte bir ara basamak olarak kullanılabilir.

3. Laparoskopik yardımlı: Laparoskopik kalın barsak ameliyatlarında günümüzün seçkin tedavi yöntemi budur. Bu yöntemde hastalıklı kalın barsağın dışarı alınması dışında ameliyatın tüm aşamaları kapalı olarak gerçekleştirilir. Bu nokta ameliyat habis bir ur ise nedeni ile yapılıyor ise son derece önemlidir. Mükemmel görüntü sayesinde kapalı ameliyatlar açık cerrahi ile eşit etkinlikte gerçekleştirilir. Sadece hastalıklı kalın barsak bölümü küçük bir kesiden( 4-6 cm) dışarıya çıkarılır. Bu sayede hasta laparoskopik cerrahinin tüm avantajlarından faydalanır.

Açık ameliyata geçiş ?

Bazı hastalarda laparoskopik olarak başlanan ameliyatta açık ameliyata dönmek gerekebilir. Cerrahın bu konudaki deneyimi, hastanın daha önce karın ameliyatı geçirmiş olması, tümörün büyüklüğü ve evresi, ameliyat öncesi yapılan tetkiklerde saptanamayan ve ameliyat sırasında fark edilen bazı ek bulguların varlığı veya bazı teknik nedenlerden dolayı ameliyat laparoskopik olarak tamamlanamayabilir. Bu olasılık % 5-10 arasında değişmektedir.
 
 
Kapalı ameliyatın riskleri nelerdir ?
 
Kapalı ameliyatlarda da  klasik açık ameliyatlara benzer şekilde  kanama, karın içindeki bazı yapıların yaralanması ve enfeksiyon gibi değişik sorunlar oluşabilir. Bu konuda yapılan çalışmaların hemen hepsinde kapalı ameliyat sonrası açık ameliyatlara göre daha az veya eşit problem oluştuğu saptanmıştır. Yani kalın barsak hastalıklarının kapalı yolla tedavisi deneyimli ellerde güvenilir bir işlemdir.
 
Kanser tedavisinde güvenilir bir yöntem midir?
 
Kalın barsağın habis urlarının tedavisinde laparoskopi ilk kez 1991 yılında uygulanmıştır. 1993-1995 yılları arasında laparoskopinin bu hastalarda habis urun yayılımını artırabileceği kaygısı ile  laparoskopiye fazla sıcak bakılmamıştır. Ancak, geçtiğimiz on yıl içinde yapılan çalışmalarda  kalın barsak urlarının laparoskopik olarak yeterli onkolojik temizlik sağlanarak  güvenli bir şekilde tedavi edilebildiği gösterildiği için bu kaygılar geçmişte kalmıştır.
 
Maliyet artış önemli bir dezavantaj mıdır ?
 
Maliyet
 
Laparoskopik kalın barsak ameliyatları ile ilgili en önemli sıkıntı bu ameliyatlarda kullanılan özel malzemeler nedeni ile bu ameliyatlın klasik açık ameliyatlardan daha pahalı olmasıdır. Sadece ameliyatta kullanılan malzemeler ve hastane ücreti göz önünde tutulduğunda  laparoskopik ameliyatlar açık ameliyatlardan daha pahalıya mal olmaktadır. Ancak maliyet hesaplanır iken hastanın normal yaşantısına daha erken döneceği veya daha az yapışıklık ve fıtık oluşacağı için ikinci bir ameliyat olma olasılığının daha az olduğu göz önünde tutulur ise kapalı ameliyatlar daha ucuz  bile kabul edilebilir.
 
 
© 2006 GastroCerrahiGrup Yasal Bilgi   Özel Teşekkürler Powered By Cominic