1. Hasta daha az ağrı çeker, hastanede daha kısa süre yatar ve normal yaşantısına hızla döner .
Kapalı ameliyat sonrası hastanede geçen ilk günler
Klasik açık ameliyatlar sonrası ilk günlerde hastaların ençok sıkıntı duyduğu şeyler hastanın burnuna takılıp birkaç gün kalan hortumlar, idrar sondaları, damar yolu ile verilen serumlar, karın ağrısı ve kısıtlamalar nedeni ile yataktan çıkamamaktır.
Laparoskopik ameliyatlarda ise birçok hasta ameliyatı takip eden ilk 24 saat içinde ağızdan beslenmeye başlanır, hasta idrarını normal yoldan yapar, ağrısı az olduğu için kendisini çok daha iyi hisseder ve doktorca kısıtlama getirilmeyeceği için günlük hareketlerine başlar (oda içinde dolaşabilir, ziyaretçilerini koltuğunda oturarak karşılayabilir gibi).
Bu erken toparlanma özellikle yaşlı ve kalp-damar sistemi hastalıkları olanlarda son derece önemlidir. Çünkü bu hastalarda uzun süreli yatağa bağlı kalmadan kaynalanan damar içi pıhtı oluşumuna bağlı çok ciddi problemler oluşabilmektedir.
Hastanede yatış süresi ve nekahat dönemi
Klasik açık cerrahide hastalar ameliyat sonrası ciddi bir ağrı duyar, hastanın uzun bir süre ağrı kesici kullanması gerekir, hastanede daha uzun süreli yatmaları gerekir ve normal günlük yaşantılarına dönmeleri genellikle birkaç ayı bulur.
Laparoskopik ameliyatlarda ise damar yolu ile verilen serumlar ve ilaçlar genellikle ertesi gün kesilip, hasta 2-3 gün içinde hastaneden taburcu edilir. Ameliyattan sonraki 7-10. günler arasında kontrole çağrılır. Çoğu hasta bu sürenin sonunda normal yaşantısına ve işine dönebilir.
2. Günlük yaşamla ilgili kısıtlamalar yoktur.
Laparoskopik ameliyatların önemli avantajlarından biri de hastaya herhangi bir kısıtlanma konmamasıdır. Klasik açık cerrahide ameliyat sonrası ilk günlerde daha da çok olmak üzere hastaya hareketlerini kontrol altına almasını sağlayacak bir takım kısıtlamalar getirilir. Ağır kaldırmama, çok merdiven çıkmama, yataktan dikkatli kalkma…gibi. Bu tür kısıtlamalardaki amaç ameliyat yerinin ayrılması, fıtık oluşumu gibi istenmeyen durumlardan kaçınabilmektir.
Laparoskopik ameliyattan sonra ise daha ilk günden başlanarak hasta istediği ve tolere edebildiği her şeyi yapabilir. İşine dönebilir, çocuğunu veya torununu kucaklayıp kaldırabilir, spor yapabilir, normal cinsel yaşantısına dönebilir gibi.
3. Estetik görünüm çok daha iyidir.
Klasik açık ameliyatlardan sonra hastanın karnında uzunluğu 15-30 cm arasında değişen bir ameliyat yarası izi kalır. Laparoskopik ameliyat sonrası ise hastanın karnının görünümü fazla değişmez . Karnın görünümü açık ameliyatla karşılaştırıldığında mükemmeldir.
4. Fıtık oluşumu,ameliyata bağlı yapışıklık ve barsak tıkanıklığı daha azdır.
Klasik açık ameliyat sonrası hastaların yaklaşık % 10’unda bir süre sonra bu büyük ameliyat yarası üzerinde fıtık oluşur ve hastanın bu kez fıtık nedeni ile bir kez daha ameliyat olması gündeme gelir. Yine açık ameliyatlar sonrası karın içinde oluşan yapışıklıklar bazı hastalarda barsak tıkanıklığına neden olur ve bir bölüm hasta da bu nedenle tekrar ameliyat edilir.
Kapalı ameliyatlar sonrası yapışıklık oluşumu çok az olduğu için barsak tıkanıklığı açık cerrahiye göre son derece azdır. Yine fıtık oluşumu başta olmak üzere yara problemleri çok daha az görülür .